AMERİKA’DA EV BULMAK, TAŞINMAK

Herkese merhabalar, bu yazım taşınmayı düşünen ama nereden başlayacağını bilemeyen, henüz Amerika’nın gerçek yüzüyle tanışmamış değerli okuyucularıma olacak. Amerika’nın gerçek yüzü diyorum çünkü bana da tokat gibi çarptı o zamanlar. Başımdan neler geçtiyse bir bir anlatacağım vallahi. Ee konuya geçelim öyleyse… 🙂

AMERİKA’DA EV KİRALAMAK İÇİN GEREKENLER :

  • Öncelikle elbette kimliğiniz/ pasaportunuz bu noktada çok önemli
  • SSN olarak geçen Sosyal Güvenlik Numaranız Background Check-in için yani sicil kaydınız için istenebilir. Ama yoksa da zorunlu değil.
  • Gelir belgeniz ( Eğer öğrenci iseniz o zaman gelir belgesi yerine kiranın tamamını ödeyebileceğinizi gösteren banka hesap dökümünüz, o da yok diyorsanız size kefil olabilecek Garantör imzası gerekiyor. Bunlardan birini muhakkak isteyeceklerdir.
  • Kredi Skorunuz (Eğer kredi kartım yok ben gösteremem derseniz büyük olay değil fakat genelde sorulan bir belge. Borçlarınız hakkında ne kadar sorumlu olduğunuzu gösteren bir kriter.
  • Başvuru ücreti… Evet ben de şaşırmıştım buna ama gerçek. Bir evi kiralamak istediğinizi söylemek için ücret ödemenizi istiyorlar. Ücret başvurduğunuz eve göre $25-$75 arasında değişiyor. Ben, benim kiraladığım apartmandaki boş odaya başvurmak için $25 ücret ödemiştim. Cayarsanız geri ödemesi yapılmayan bir para. Haberiniz olsun.
  • Her evde olmasa da çoğunlukla var olan diğer bir kural eve girerken ödemeniz gereken ilk ay kirası, son ay kirası ve kira bedeli kadar depozito. Ev kiranız aylık 1000 dolar ise girişte 3000 dolar gibi bir ücret talep edebiliyorlar. Ben şanslıydım ki böyle bir duruma maruz kalmadım. Ama siz özellikle aileyseniz veya çift olarak başvuracaksanız bu maddeye dikkat etmelisiniz.

Evet artık bu belgeleriniz varsa, ev tutmak için hazırsınız demektir. Ev ararken en önemli olay kesinlikle tutacağınız mahalle. Eğer duyduğunuz rakamların çok altında kiralara denk geldiyseniz mahalle araştırması yapın. CITIZEN uygulamasını telefonunuza indirip evin konumunu ve etrafında yapılan polis ihbarlarını görebilirsiniz. Evin adresini mutlaka ama mutlaka talep edip mahallenizi araştırın. Benim bu evi tutmadan önce baktığım ev aylık $400 fiyatındaydı ve neden bu kadar düşük acaba diye araştırırken farkettim ki mahallesi aşırı olaylı… Homelessler, Uyuşturucu bağımlıları, silah satıcıları vb. her olay bu mahalledeydi. O yüzden aman ne güzel ucuzmuş hoooppp atlarım buna demeyin. Ev ararken aceleci olmanızı hiç önermem 🙂

Diğer bir konu dolandırıcılar… O ne alaka ya dediniz belki ama yalan değil, ev bulmaya çalıştığınız anda sizi ayıklamaya çıkanlar oluyor aman dikkat… Başıma geleni anlatayım daha net olsun. Ben ev bakarken her zaman kampüs etrafında olmasını istiyordum. Baktığım evlerin konumlarını, okulla olan uzaklığını Google Haritalardan sürekli kontrol ettim. Bir gün Facebook gruplarının birinde ev bakıyordum ve harika bir ev bulduğumu düşündüm. Fotoğrafları görünce profilin sahibine mesaj attım. Evi görmeye gelemeyeceğimi ama video call yapmak istediğimi söyledim. O da video turun bulunduğu videoyu bana gönderdi. Şu an evde değilim ama eve uğrarsam seni ararım falan dedi ben de dedim okay 🙂 Videoyu atınca baktım fotoğraflarla da uyuşuyor fiyat da her şey dahil $750 dedim fiyat da fena değil. Çünkü ev ararken o fiyatta odaların olduğunu görmüştüm. Herhalde bir şey yoktur dedim. Neyse bana dediler ki depozitonun yarısını bugün gönderirsen anahtarı sana posta yoluyla gönderirim. İşte burda direkt dedim ki aha bir dolandırıcı… Çünkü daha önce Amerikalı bir emlakçının Youtube videolarından birini izlemiştim. Tam olarak bu anahtar gönderme mevzusuna değinmişti. Bilmeyenler olur diye söyleyeyim, kesinlikle böyle bir şey yok. Burda direkt şüpheye düştüm ama nolur dolandırıcılık olmasın diye de içimden geçirirken fotoğrafları Google üzerinden aratmaya karar verdim. Google üzerinden evin fotoğraflarını aratınca Florida’da bir airbnb evi olduğunu buldum. Airbnb linkiyle evin fotoğraflarını birlikte, facebooktaki profile gönderdim. Dedim iyi tezgah ama yemezler koçum 😀

Bir diğer şey de başvuru formlarınızda karşınıza çıkabilecek dolandırıcılık soruları… Özellikle Amerika’da ne olursa olsun kimseye BANKA HESAP NUMARANIZI vermeyin. Bizim Türkiye’de sistem IBAN üzerinden işlediği için aman ne olacak aynı şey diye düşünebilirsiniz ama asla aynı değil. Bu kesinlikle banka kişisel bilgilerinizi vermekle aynı şey… Amerika’da para transferi için Zelle gibi Venmo gibi kullanılan yaygın uygulamalar var. Zaten burada bankalardan hesap açtıysanız, bankalar arası transfer yapmanız da mümkün oluyor. Bu transferi de cep telefonu numaranızla yapıyorsunuz, IBAN gerekmiyor. Hesap numarası bu işlemlerin hiçbirinde talep edilmiyor. Eğer başvuru formunda Banka bilgileri varsa es geçin yoksa bankadaki paralarınız sizi es geçiyor olabilir.

Evet belgelerden bahsettik, dolandırıcılardan bahsettik, gelelim nerelerden ev bulabilirsiniz ? Amerika’da gelmek istediğiniz şehirler belli ise bir Facebook gruplarını yoklayın derim ben. Bir çok insan oradan anlaşıp kaynaşıp ev, oda paylaşımı yapıyor. Keza ben de evimi Facebook grubundan buldum. Amerika’da diğer kullanılan uygulamalardan biri ZILLOW ve Realtor.com Buralardan bir çok ev sahibi, emlakçı ya da acente şirketlerle görüşerek bütçenize uygun aramalar yapabilirsiniz. Bir de Amerika’nın meşhur sitesi Craiglist.com sitesi var. Buradan da bir çok insan ev, oda arkadaşı, kiralık oda vb. her türlü ilanı paylaşıyor. Ben ilk ev arama deneyimimi burada gerçekleştirdim ve Sugar Dadyler email atmaya başlayınca postumu direkt kaldırdım. Bende işe yaramadı ama siz yine de deneyebilirsiniz 😀

Ev bulma konusunda diğer söyleyeceğim şey erkenden ev aramaya başlayın. Ben evimi bulduğumda taşınmama 2 hafta vardı ve ekimde taşınacak olmama rağmen evi temmuz sonunda aramaya başlamıştım. Bulduğum hiçbir evi gidip görme fırsatım olmadı hep video call ile halletmeye çalışmıştım. Yani uzaktan olur mu olmaz mı diye dertlenmeyin, bir şekilde oluyor. Ha ama siz, aman efendim ben illa görecem derseniz önce Airbnb tutup sonra evleri göre göre de seçebilirsiniz. Ama ben ekstra Airbnb parasını da kaldıramam diye yapmadım. Fakirim ben… Bir de bazen odasını kiralayacak olanlar iş mülakatı yapar gibi mülakatlar yapmaya çalışabiliyor o yüzden bunlarla vakit kaybetmeyin. Kendinizi hiç aşağılattırmayın next deyip ilerleyin.

GELELİM FİNANS KISMA…

Ben bir öğrenci apartmanında kalıyorum. Bulunduğum apartman sadece Temple öğrencilerine özel. Daireler 4 kişilik ile başlayıp 2 kişiliğe kadar seçeneklere sahip ben 2 kişilik olanını kiraladım. 4 kişilik odalarda kendi yatak odanız oluyor fakat tuvalet, banyo, mutfak, oturma odası ortak alan. Ben 4 yıl KYK’de kalmış biri olarak tuvalet banyo paylaşmayı istemedim. Direkt olarak kendi banyosu, yatak odasında olan daireyi tuttum. Mutfak ve oturma odası ortak kullanım. Afro Amerikan bir ev arkadaşım var. 3 kişilik odalarda da yine aynı sadece yatak odanız ayrı oluyor. Kiralar ise 4 kişilik daireler için 445 dolar, 3 kişilik odalar için 720, 2 kişilik daireler 870 dolar. Ben kaldığım daireye 870 ödüyorum İçerisine, çöp, internet, geri dönüşüm, su dahil. Evet fatura demişken bunu da söyleyeyim. Amerika’da çöp ve geri dönüşüm faturaları da var. Bu ne diye şaşırmayın sonra. Elektrik ve Gaz dahil değil. Bunları biz ödeyeceğiz elbette. Ben kendi taşındığım şehir adına konuşayım. Philadelphia büyük bir metropol şehir ama NYC’den, Washington Dc’den Chicago’dan çok daha ekonomik. Tuttuğum ev okuluma 7 dk yürüme mesafesinde, her katta çamaşır ve kurutma makinesi yer alıyor. Amerika’da yaşayanlar bilir çamaşır yıkama ve kurutma için genelde Laundry storelere gidip çamaşırlarınızı parayla yıkatırsınız. Çünkü ne yazık ki metropol şehirlerde daireler küçük olduğundan içeri makine koymayabiliyorlar. Bunu mutlaka danışın ev ararken. Ortak da olsa binanızda bir çamaşır makineniz olsun. Kaldığım apartmanın diğer güzel yanlarından biri içerde kendi spor salonu var. Böylelikle spor salonuna da para vermem gerekmiyor. Asansöre sahip, araba park etmek için alanları var. Eğer arabanızı o alanlara park ederseniz aylık 85 dolar da ona ayrı ödüyorsunuz. Bu da aklınızda olsun genelde apartmanların kendi park alanları varsa ona da ayrı kira ücreti talep edebiliyorlar. Ben kendi bütçemi aylık 1000 dolar şeklinde ayarlamıştım daha azına bulunca tabi daha iyi oldu. Eğer siz de düşünüyorsanız paylaşımlı, daha konforlu odalar için yaklaşık 1000 dolar ile büyüklüğe göre değişir diyebiliriz. Tabi bunu mesela NYC için söylemek çok zor. NYC inanılmaz pahalı bir şehir ya da California Los Angeles aynıdır diyemem. Her eyaletin durumu bambaşka.

Sanırım bu süreçle ilgili söyleyeceğim her şey bu kadardı. Aklınıza takılan başka şeyler olursa bana ulaşmaktan çekinmeyin.

IG : uzaklardanbirifatos adresimden ya da yazının altındaki yorum kısmından ulaşabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Uzaklardan biri…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s